auf|brechen
Çeviri
yola çıkmak, kırıp açmak, patlak vermek, başlamak
Örnekler
Wir brechen morgen früh auf.
Yarın sabah erkenden yola çıkıyoruz.
Die Polizei musste die Tür aufbrechen.
Polis kapıyı kırmak zorunda kaldı.
Eine alte Wunde ist wieder aufgebrochen.
Eski bir yara yeniden açıldı.
Dilbilgisi Kalıpları
aufbrechen ((sein)) yola çıkmak Saat 6'da yola çıktık.
((bir şeyi)) aufbrechen ((haben)) bir şeyi kırıp açmak Kilidi kırıp açtı.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'auf-' (yukarı, açık) + 'brechen' (kırmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'kırıp açmak', bir yolculuğa çıkmak veya bir şeyi zorla açmak için kullanılır.
Hafıza İpuçları
Bir yolculuğa 'çıkmak' (auf) için kampı 'bozduğunuzu' (brechen) veya bir kilidi 'kırıp' (brechen) 'açtığınızı' (auf) hayal edin.