aufgelegt
Çeviri
havasında, keyfi yerinde, yayınlanmış, basılmış
Örnekler
Er war heute nicht gut aufgelegt.
Bugün keyfi yerinde değildi.
Das Buch wird in neuer Auflage aufgelegt.
Kitap yeni bir baskıyla yeniden yayınlanıyor.
Das ist ein aufgelegter Elfmeter für ihn.
Bu onun için çantada keklik bir penaltı.
Dilbilgisi Kalıpları
((iyi/kötü)) havada olmak (iyi/kötü) havada olmak Keyfi yerindeydi. Er war gut aufgelegt.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: gelaunt, veröffentlicht; Zıt anlamlılar: schlecht gelaunt
Etimoloji
'auf-' (üzerine) ve 'legen' (koymak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'üzerine konulmuş' demektir.
Hafıza İpuçları
İyi bir ruh halini 'üzerinize koyduğunuzu' veya bir kitabın yeni bir baskı için baskı makinesine 'konulduğunu' düşünün.