aufgemacht
Çeviri
açılmış, süslenmiş
Örnekler
Das Fenster ist weit aufgemacht.
Pencere sonuna kadar açık.
Die Flasche ist schon aufgemacht.
Şişe zaten açılmış.
Sie war für die Party stark aufgemacht.
Parti için çok süslenmişti.
Dilbilgisi Kalıpları
bir şey açık olmak etwas ist aufgemacht Pencere açık.
süslenmiş olmak aufgemacht sein Parti için çok süslenmişti.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: (açılmış) açık; (süslenmiş) makyajlı, şık; Zıt anlamlılar: (açılmış) kapalı, örtülü
Etimoloji
'auf-' (açma) ve 'machen' (yapmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Kelimenin tam anlamıyla 'açık yapılmış'.
Hafıza İpuçları
Bir kapıyı 'açarsınız' (aufmachen), sonra o kapı 'açılmış' (aufgemacht) olur. Eylem doğrudan duruma yol açar.