Verb

aus|lösen

tetiklemek, neden olmak, başlatmak

Der Rauch löst den Alarm aus.

Duman alarmı tetikler.

Das Wort löst eine Erinnerung aus.

Bu kelime bir anıyı tetikler.

Er löst den Fotoapparat aus.

Fotoğraf makinesini çalıştırıyor.

((et4)) tetiklemek auslösen Bir kıvılcım yangını tetikleyebilir.

((j-m)) ((et4)) tetiklemek auslösen Haber onda sevinç tetikledi.

verursachen (sebep olmak), hervorrufen (uyandırmak)

aus- ('dışarı') + lösen ('çözmek, serbest bırakmak') kelimelerinden oluşur. 'Dışarı bırakmak' fikrinden 'tetiklemek' anlamına gelir.

Yaylı bir tuzak hayal edin. Mandalı 'serbest bıraktığınızda' (lösen), mekanizma 'dışarı' (aus) fırlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.