Verb

bemessen

ölçmek, değer biçmek, oranlamak, hesaplamak

Die Strafe wird nach der Schwere der Tat bemessen.

Ceza, suçun ağırlığına göre ölçülür.

Die Zeit war sehr knapp bemessen.

Zaman çok kısıtlıydı.

((et4)) ((nach+3)) bir şeyi bir şeye göre ölçmek Ceza, suçun ağırlığına göre ölçülür.

Eş anlamlılar: bewerten (değerlendirmek), einschätzen (tahmin etmek), kalkulieren (hesaplamak)

'be-' öneki (geçişli fiil yapan) + 'messen' (ölçmek). Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeye ölçüm uygulamak'.

Genellikle yasal veya finansal bağlamlarda bir standarda göre bir şeyi belirlemek için kullanılır. 'be-measure' (ölçülmek) gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.