Verb

an|gehen

ilgilendirmek, ele almak, yanmak (lamba), başlamak

Das geht dich nichts an.

Bu seni ilgilendirmez.

Wir müssen das Problem direkt angehen.

Sorunu doğrudan ele almalıyız.

Das Licht geht automatisch an.

Işık otomatik olarak yanar.

Was mich angeht, bin ich einverstanden.

Bana gelince, ben kabul ediyorum.

((j-n)) ((et4)) (birini) ilgilendirmek Bu seni angeht etmez.

((et4)) (bir şeyi) ele almak Sorunu angehen yapmalıyız.

〈was j-n/et4 angeht〉 ...-e gelince Was mich angeht, ben lehindeyim.

Eş anlamlılar: betreffen, beginnen, bewältigen; Zıt anlamlı: ausgehen

'an' (üzerine, başlangıç) ön eki ve 'gehen' (gitmek) kelimelerinden oluşur. Temel fikir bir şeye 'doğru gitmek' veya 'başlamak'tır.

Bir soruna 'doğru gittiğinizi' (angehen) yani onu 'ele aldığınızı' düşünün. Bir ışık 'yanmaya gider' (yanar).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.