Verb

ein|greifen

müdahale etmek, karışmak, araya girmek

Die Polizei musste eingreifen.

Polis müdahale etmek zorunda kaldı.

Man sollte nicht in einen Streit eingreifen.

Bir kavgaya müdahale edilmemelidir.

Der Staat greift in die Wirtschaft ein.

Devlet ekonomiye müdahale eder.

((bir şeye.dat)) müdahale etmek Hükümet piyasaya müdahale eder.

intervenieren (müdahale etmek), sich einmischen (karışmak)

'içeri' anlamına gelen 'ein-' ve 'yakalamak, tutmak' anlamına gelen 'greifen' kelimelerinden türemiştir. Kelimenin tam anlamı 'içine el atmak'tır.

Bir durumu kontrol altına almak veya bir şeyi durdurmak için fiziksel olarak 'içeri' (ein-) uzanıp 'yakaladığınızı' (greifen) hayal edin. Doğrudan bir eylem anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.