hegen
Çeviri
beslemek (duygu), bakmak, korumak, gütmek
Örnekler
Sie hegt und pflegt ihre Pflanzen.
Bitkilerine özenle bakıyor.
Er hegt den Wunsch, Arzt zu werden.
Doktor olma arzusunu besliyor.
Ich hege keinen Groll gegen dich.
Sana karşı hiçbir kin beslemiyorum.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) beslemek (duygu, şüphe) O, doktor olma arzusunu besliyor.
((bir şeye)) bakmak, özen göstermek Bahçesindeki güllere özenle bakıyor.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca'daki 'hegan' (çitle çevirmek) kelimesinden türemiştir ve zamanla 'korumak, bakmak' anlamına gelmiştir. 'Hag' (çit) ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Değerli bir şeyi bir 'çit' (Hag) ile çevirip onu 'hegen' (koruyup kollamak) yaptığınızı düşünün. Aynı zamanda duyguları 'beslemek' için de kullanılır.