Adjektiv

vergeblich

boşuna, nafile, beyhude

Alle Mühe war vergeblich.

Tüm çabalar boşunaydı.

Er versuchte vergeblich, die Tür zu öffnen.

Kapıyı açmayı boşuna denedi.

〈bir şey〉 vergeblich olmak 〈bir şey〉 boşuna olmak Bütün çabası boşunaydı.

Eş anlamlılar: umsonst, erfolglos; Zıt anlamlılar: erfolgreich, wirksam

'ver-' (yanlış giden bir şeyi belirten) öneki ve 'geben' (vermek) kelimesinden gelir. 'Boşuna verilmiş' bir şey fikrini taşır.

Tüm çabanızı 'verdiğinizi' (geben) ama 'ver-' öneki yüzünden boşa gittiğini düşünün. Çabanız 'vergeblich' (boşuna) idi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.