verlaufen
Çeviri
seyretmek, geçmek, kaybolmak, uzanmak
Örnekler
Die Besprechung verläuft gut.
Toplantı iyi gidiyor.
Er hat sich im Wald verlaufen.
Ormanda kayboldu.
Die Grenze verläuft zwischen den Ländern.
Sınır ülkeler arasında uzanıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey)) ((bir şekilde)) seyretmek bir şey bir şekilde seyretmek Her şey plana göre işliyor.
kaybolmak kaybolmak Yolda kaybolmamaya dikkat et.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'ver-' ön eki (yanlış gitme veya uzaklaşma anlamı katabilir) ve 'laufen' (koşmak) kelimelerinden oluşur. 'Yanlış koşmak' anlamı 'kaybolmak' anlamına, bir sürecin 'akıp gitmesi' ise 'seyretmek' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bir sürecin kendi yolunda 'koştuğunu' (seyretmek) veya birinin yoldan çıkıp 'koşarak' kaybolduğunu (sich verlaufen) hayal edin.