Verb

spornen

teşvik etmek, kamçılamak, gayrete getirmek

Sein Ehrgeiz spornte ihn.

Hırsı onu kamçıladı.

Die Kritik spornte sie zu neuer Arbeit.

Eleştiri onu yeni işler yapmaya teşvik etti.

((j-n)) ((et3 için)) (birini4) (bir şeye3) teşvik etmek Eleştiri onu yeni işler yapmaya teşvik etti.

((j-n)) (birini4) teşvik etmek Hırsı onu kamçıladı.

Eş anlamlılar: motivieren (motive etmek), antreiben (harekete geçirmek); Zıt anlamlılar: entmutigen (cesaretini kırmak), bremsen (frenlemek)

Bir binicinin çizmesindeki metal parça olan 'der Sporn' (mahmuz) isminden gelir.

Kelimenin tam anlamıyla 'mahmuzlamak' demektir. Bir binicinin atını hızlandırmak için mahmuzlarını ('Sporn') kullandığını hayal edin. Bu fiil mecazi olarak birini 'teşvik etmek' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.