Adverb

voll und ganz

tamamen, bütünüyle, yürekten

Ich stimme dir voll und ganz zu.

Sana tamamen katılıyorum.

Ich vertraue ihm voll und ganz.

Ona tüm kalbimle güveniyorum.

((bir şeyi)) voll und ganz ((yapmak)) bir şeyi tamamen yapmak Ich unterstütze deinen Plan voll und ganz.

Eş anlamlılar: komplett, restlos; Zıt anlamlılar: teilweise (kısmen), kaum (neredeyse hiç)

'voll' (dolu) ve 'ganz' (bütün) kelimelerinin 'und' (ve) ile birleşmesinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'dolu ve bütün' demektir ve tamlığı vurgular.

Bir şeyin sadece 'dolu' (voll) değil, aynı zamanda 'bütün' (ganz) olduğunu hayal edin. Bu birleşim, mutlak bütünlük fikrini pekiştirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.