Verb

vor|lesen

sesli okumak, okuyup anlatmak

Er liest seinen Kindern jeden Abend vor.

Her akşam çocuklarına kitap okur.

Kannst du mir den Text bitte vorlesen?

Metni bana okuyabilir misin lütfen?

Die Autorin liest aus ihrem neuen Buch vor.

Yazar yeni kitabından okuyor.

((j-m)) ((et4)) vorlesen birine bir şeyi sesli okumak Baba çocuğuna bir kitap okur.

((et4)) vorlesen bir şeyi sesli okumak Bir mektup okuyor.

((aus+3)) vorlesen bir şeyden okumak Romandan okuyor.

Eş anlamlılar: anlatmak, sunmak; Zıt anlamlılar: sessiz okumak, susmak

'vor-' (önünde) öneki ve 'lesen' (okumak) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'önde okumak'.

Bir dinleyici kitlesinin 'önünde' ('vor') bir şeyler 'okuduğunuzu' ('lesen') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.