Verb

zu|kommen

yakışmak, hakkı olmak, yaklaşmak, başına gelmek

Diese Aufgabe kommt Ihnen zu.

Bu görev size düşüyor.

Ein Gewitter kommt auf die Stadt zu.

Şehre bir fırtına yaklaşıyor.

Es kommt mir nicht zu, das zu beurteilen.

Bunu yargılamak bana düşmez.

((j-m)) zukommen ((birine)) düşmek, yakışmak Bu görev size düşüyor.

auf ((j-n/et4)) zukommen ((birine/bir şeye)) yaklaşmak Şehre bir fırtına yaklaşıyor.

es kommt ((j-m)) zu, et4 zu tun ((birine)) bir şey yapmak düşmek Bunu yargılamak bana düşmez.

gebühren (hakkı olmak), sich nähern (yaklaşmak), zustehen (hakkı olmak)

'zu-' (yönelme) öneki ve 'kommen' (gelmek) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'üzerine gelmek'.

Bir sorumluluğun veya görevin size 'doğru geldiğini' (zukommen) hayal edin. 'Es kommt zu dir.' (Sana geliyor).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.