das Verhängnis
Çeviri
felaket, akıbet, kader
Örnekler
Sein Leichtsinn wurde ihm zum Verhängnis.
Dikkatsizliği onun sonu oldu.
Das Unwetter war ein Verhängnis für die Ernte.
Fırtına hasat için bir felaketti.
Dilbilgisi Kalıpları
birinin sonu olmak Hırsı onun sonu oldu.
Benzer Kelimeler
das Schicksal (kader), die Katastrophe (felaket), das Unheil (bela)
Etimoloji
'verhängen' (kararlaştırmak, hükmetmek) fiilinden gelir, birinin üzerine 'yüklenen' bir kaderle ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Üzerinizde 'asılı' ('hängen') duran karanlık bir kıyamet bulutu gibi bir şey düşünün.