Verb

vernehmen

sorgulamak, ifadesini almak, duymak, algılamak

Die Polizei wird den Zeugen vernehmen.

Polis tanığı sorgulayacak.

Ich vernahm ein seltsames Geräusch.

Garip bir ses duydum.

((j-n)) (birini) sorgulamak Polis, tanığı vernehmen.

((et4)) (bir şeyi) duymak/algılamak Garip bir ses vernahm.

Eş anlamlılar: befragen, ausfragen, hören; Zıt anlamlılar: ignorieren, überhören

'ver-' öneki ve 'nehmen' (almak) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla bilgi veya ses 'almak' demektir.

Bir hakimin bir tanıktan ifade 'aldığını' ('nehmen') hayal edin. 'ver-' öneki, eylemi sorgulama gibi resmi hale getirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.