Verb

beschlagnahmen

el koymak, haczetmek, müsadere etmek

Die Polizei beschlagnahmte das Diebesgut.

Polis çalıntı mallara el koydu.

Sein Auto wurde beschlagnahmt.

Arabasına el konuldu.

((bir şey4)) ((birinden3)) birinden bir şeye el koymak Polis uyuşturuculara satıcıdan el koydu.

Eş anlamlılar: konfiszieren, einziehen; Zıt anlamlı: freigeben (serbest bırakmak)

'be-' öneki, 'Schlag' (darbe) ve 'nehmen' (almak) fiilinden oluşur. Bir şeye zorla veya resmi bir eylemle el koyma anlamına gelir.

Bir memurun bir eşyanın üzerine mühürle bir 'Schlag' (darbe) vurduğunu ve sonra onu 'nehmen' (aldığını) hayal edin. Bu 'el koymak'tır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.