Verb

schweben

havada durmak, süzülmek, askıda kalmak

Der Ballon schwebt am Himmel.

Balon gökyüzünde süzülüyor.

Eine Gefahr schwebt über der Stadt.

Şehrin üzerinde bir tehlike dolaşıyor.

Er schwebt in großer Gefahr.

Büyük bir tehlike içinde.

((üstünde)) bir şeyin üstünde süzülmek Kartal vadinin üzerinde süzülüyor. (Der Adler schwebt über dem Tal.)

((içinde)) (tehlike) içinde olmak Hayati tehlikesi var. (Er schwebt in Lebensgefahr.)

Eş anlamlılar: fliegen (uçmak), treiben (sürüklenmek); Zıt anlamlılar: sinken (batmak), fallen (düşmek)

Eski Yüksek Almanca'da 'sallanarak hareket etmek' anlamına gelen 'sweben' kelimesinden türemiştir. İngilizce 'sway' kelimesiyle ilişkilidir.

Wuppertal'daki 'Schwebebahn'ın (havaray) şehrin üzerinde nasıl 'süzüldüğünü' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.