Verb

verfehlen

kaçırmak, ıska geçmek, hedefi vuramamak

Er hat den Bus verfehlt.

Otobüsü kaçırdı.

Der Schütze hat das Ziel verfehlt.

Atıcı hedefi ıskaladı.

Sie hat ihren Beruf verfehlt.

Mesleğini yanlış seçmiş.

((bir şeyi)) bir şeyi kaçırmak Er hat das Ziel verfehlt.

((birini)) birini kaçırmak Ich habe dich nur um Minuten verfehlt.

Eş anlamlılar: verpassen, nicht treffen, nicht erreichen; Zıt anlamlılar: treffen, erreichen, erwischen

'ver-' (genellikle bir şeyin yanlış gittiğini veya uzaklaştığını belirten bir önek) + 'fehlen' (eksik olmak). Yani, 'bir şeyin eksikliği nedeniyle yanlış gitmek', yani kaçırmak.

'ver-' öneki genellikle 'verlieren' (kaybetmek) veya 'vergessen' (unutmak) gibi bir hata veya başarısızlık anlamına gelir. 'ver-fehlen' vurmayı başaramamak, yani ıskalamaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.