Verb

versetzen

yerini değiştirmek, nakletmek, (bir duruma) sokmak, rehin vermek

Er wurde nach Hamburg versetzt.

Hamburg'a tayin edildi.

Die Nachricht versetzte uns in Panik.

Haber bizi paniğe soktu.

Sie musste ihre Uhr versetzen.

Saatini rehin vermek zorunda kaldı.

Der Schüler wird in die nächste Klasse versetzt.

Öğrenci bir üst sınıfa geçiriliyor.

j-n ((nach+3 / in+4)) versetzen birini bir yere tayin etmek Patronum Berlin'e tayin edildi.

j-n in et4 versetzen birini bir duruma sokmak Film izleyicileri korku durumuna soktu.

et4 versetzen bir şeyi rehin vermek Mücevherlerini rehin vermek zorunda kaldı.

Eş anlamlılar: verlegen, übertragen; Zıt anlamlılar: beibehalten

'ver-' öneki + 'setzen' (koymak, yerleştirmek). 'Başka bir yere koymak' anlamı 'nakletmek' anlamına gelir.

Bir çalışanı 'çok' (ver-y) farklı bir yere 'koyduğunuzu' (setzen) hayal edin, yani onu nakledin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.