Adjektiv

vorzeitig

erken, vaktinden önce

Er ging in den vorzeitigen Ruhestand.

Erken emekli oldu.

Die vorzeitige Abreise war unerwartet.

Erken ayrılış beklenmedikti.

Eine vorzeitige Kündigung ist möglich.

Erken fesih mümkündür.

((niteleme)) erken, vaktinden önce Erken emekli oldu. Er ging in den vorzeitigen Ruhestand.

((belirteç)) erkenden, vaktinden önce Sözleşmeyi vaktinden önce feshetti. Er hat den Vertrag vorzeitig gekündigt.

frühzeitig (erken), verfrüht (vaktinden önce); Zıt anlamlılar: verspätet (geç), nachträglich (sonradan)

'vor' (önce) + 'Zeit' (zaman) + sıfat eki '-ig' kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'zamanından önce' demektir.

Kelimeyi parçalara ayırın: 'vor' (önce) + 'Zeit' (zaman). 'Zamanından önce' olan bir şey erkendir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.