Verb

durch|brechen / durchbrechen

yarıp geçmek, kırmak, ihlal etmek

Die Sonne durchbrach die Wolken.

Güneş bulutları yardı.

Er brach den Stock in der Mitte durch.

Sopayı ortadan kırdı.

Die Demonstranten durchbrachen die Polizeikette.

Göstericiler polis kordonunu yardı.

((bir şeyi)) durchbrechen (ayrılabilir) (bir şeyi) ikiye kırmak Sopayı ikiye kırdı.

((bir şeyi)) durchbrechen (ayrılamaz) (bir şeyi) yarıp geçmek Ordu cepheyi yardı.

Eş anlamlılar: durchdringen (nüfuz etmek), überwinden (üstesinden gelmek); Zıt anlamlılar: aufgeben (vazgeçmek)

'durch' (içinden, arasından) + 'brechen' (kırmak). Ayrılabilir fiil (durch|brechen) olarak fiziksel olarak ikiye kırmak, ayrılamayan fiil (durchbrechen) olarak bir engeli yarıp geçmek anlamına gelir.

Ayrılabilir fiili bir şeyi 'ortasından kırıp geçmek' olarak düşünün. Ayrılamayan fiili ise bir engeli 'yarıp geçmek' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.