noun

bugbear

öcü, baş belası, korkuluk

Paperwork is a real bugbear for me.

Evrak işleri benim için gerçek bir baş belası.

The main bugbear of the new system is its slowness.

Yeni sistemin asıl baş belası yavaşlığı.

((bir şey)) ((biri)) için bir baş belasıdır ((biri)) için bir sıkıntı kaynağı olmak Paperwork is a real bugbear for me.

Eş anlamlılar: annoyance (sıkıntı), pet peeve (gıcık olunan şey), nuisance (baş belası)

'bug' (cin, korkunç bir şey) + 'bear' (ayı) kelimelerinden gelir. Başlangıçta yaramaz çocukları yiyen efsanevi ayı benzeri bir yaratığı ifade ediyordu.

Sizi sürekli rahatsız eden 'ayı' (bear) gibi görünen bir 'böcek' (bug) hayal edin. Bu sizin 'bugbear'ınızdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.