Verb

schmieren

sürmek, yağlamak, rüşvet vermek, karalamak

Ich schmiere Butter auf mein Brot.

Ekmeğime tereyağı sürüyorum.

Man muss die quietschende Tür schmieren.

Gıcırdayan kapıyı yağlamak lazım.

Er versuchte, den Polizisten zu schmieren.

Polise rüşvet vermeye çalıştı.

Das Kind schmiert mit Stiften auf die Wand.

Çocuk kalemlerle duvarı karalıyor.

((et4)) ((auf et4)) schmieren bir şeyi bir şeyin üzerine sürmek Ekmeğe reçel sürüyorum.

((et4)) schmieren bir şeyi yağlamak Bisikletini yağlamalısın.

((j-n)) schmieren birine rüşvet vermek Tanığa rüşvet verdiği söyleniyor.

Eş anlamlılar: sürmek, yağlamak, (rüşvet) rüşvet vermek

Eski Yüksek Almanca 'smirwen' (yağlamak, sürmek) kelimesinden gelir ve 'Schmer' (hayvansal yağ) ile ilişkilidir.

Bir şeyi 'sürme' eylemini düşünün: ekmeğe tereyağı sürmek, bir zinciri yağlamak veya birine rüşvet vermek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.