Verb

ein|stellen

işe almak, ayarlamak, durdurmak, hazırlanmak

Die Firma wird neue Mitarbeiter einstellen.

Şirket yeni elemanlar işe alacak.

Kannst du bitte die Heizung einstellen?

Lütfen kaloriferi ayarlar mısın?

Der Busfahrer musste den Betrieb einstellen.

Otobüs şoförü seferleri durdurmak zorunda kaldı.

Wir müssen uns auf schlechtes Wetter einstellen.

Kötü havaya hazırlıklı olmalıyız.

((j-n)) 〈olarak〉 işe almak Şirket yeni bir mühendis işe alıyor.

((et4)) 〈-e/-a〉 ayarlamak Çalar saati 6'ya ayarlıyor.

((et4)) durdurmak Şirket üretimi durdurmak zorunda kaldı.

kendini ((auf+4)) hazırlamak Uzun bir yolculuğa hazırlanıyoruz.

Eş anlamlılar: anstellen, justieren, beenden; Zıt anlamlılar: entlassen, kündigen

`ein-` (içine) öneki ve `stellen` (koymak, yerleştirmek) fiilinden oluşur. Temel anlamı 'içine yerleştirmek'tir.

Birini bir işin 'içine koymak' (işe almak) veya bir cihazı belirli bir ayara 'getirmek' (ayarlamak) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.