Verb

auf|heben

kaldırılmış, saklanmış, iptal edilmiş

Ich habe den Stift vom Boden aufgehoben.

Kalemi yerden kaldırdım.

Heben Sie die Quittung gut auf.

Makbuzu iyi saklayın.

Das Gesetz wurde letztes Jahr aufgehoben.

Yasa geçen yıl yürürlükten kaldırıldı.

Bei ihr fühle ich mich gut aufgehoben.

Onun yanında kendimi güvende hissediyorum.

((et4)) aufheben (bir şeyi) yerden almak Anahtarı yerden aldı.

((et4)) aufheben (bir şeyi) saklamak Bu belgeyi iyi saklayın.

((et4)) aufheben (bir şeyi) iptal etmek Yönetmelik iptal edildi.

sich ((bei j-m)) gut aufgehoben fühlen (birinin) yanında kendini güvende hissetmek Ailemin yanında kendimi güvende hissediyorum.

Eş anlamlılar: hochheben, bewahren, annullieren; Zıt anlamlılar: hinlegen, einführen

`auf-` (yukarı) + `heben` (kaldırmak). Temel anlamı 'yukarı kaldırmak'tır.

Bir şeyi yerden 'yukarı kaldırmak' (almak), güvenli bir yere 'kaldırmak' (saklamak) veya bir kuralı 'kaldırmak' (iptal etmek) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.