Verb

ein|treffen

varmak, gelmek, gerçekleşmek, meydana gelmek

Der Zug wird pünktlich eintreffen.

Tren zamanında varacak.

Die Vorhersage ist eingetroffen.

Tahmin gerçekleşti.

Die Ware ist gestern eingetroffen.

Mallar dün geldi.

((bir yerde)) eintreffen bir yere varmak Misafirler yakında otele varacaklar.

eintreffen gerçekleşmek, meydana gelmek Korkularım maalesef gerçekleşti.

Eş anlamlılar: ankommen, geschehen; Zıt anlamlılar: abfahren, verfehlen

`ein-` (içeri) öneki ve `treffen` (vurmak, isabet etmek) fiilinden oluşur. Bir hedefe 'isabet etme' veya varma fikrini taşır.

Bir paketin evin 'içine' (`ein`) 'isabet ederek' (`treffen`) ulaştığını hayal edin. Bu, 'varmak' anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.