Verb

ein|schlagen

çakmak, kırmak, bir yola girmek, sarmak

Der Blitz hat in den Baum eingeschlagen.

Yıldırım ağaca düştü.

Er schlug einen Nagel in die Wand ein.

Duvara bir çivi çaktı.

Wir sollten einen neuen Weg einschlagen.

Yeni bir yol izlemeliyiz.

Sie schlug das Geschenk in Papier ein.

Hediyeyi kağıda sardı.

((in+4)) bir yere düşmek/çarpmak Yıldırım eve düştü.

((et4)) ((in+4)) bir şeyi bir şeye çakmak Duvara bir çivi çakıyor.

((et4)) bir yol/yön izlemek Yeni bir kariyer yönü izledi.

((et4)) ((in+4)) bir şeyi bir şeye sarmak Kitabı hediye kağıdına sarıyorum.

treffen (vurmak), çekiçlemek (çekiçlemek), sarmak (sarmak)

'ein-' (içine) ve 'schlagen' (vurmak) kelimelerinden oluşur. Temel anlamı 'içine vurmak' veya 'çakmak'tır.

'İçine vurma' temel fikri tüm anlamları birleştirir: duvara bir çivi, yere bir yıldırım, geleceğe bir yol, kağıda bir hediye.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.