vergeben
Çeviri
affetmek, bağışlamak, vermek (ödül), kaçırmak (fırsat)
Örnekler
Ich vergebe dir deinen Fehler.
Hatanı affediyorum.
Die Jury vergibt den ersten Preis.
Jüri birincilik ödülünü veriyor.
Er hat die letzte Chance vergeben.
Son şansı kaçırdı.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((et4)) (birinin) (bir şeyini) affetmek Senin hatanı affediyorum.
((et4)) ((an j-n)) (bir şeyi) (birine) vermek Jüri ödülü kazanana veriyor.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
`ver-` (uzaklaşma, tamamlama anlamı katan bir ön ek) + `geben` (vermek). Fikir, bir kini 'verip kurtulmak' (affetmek) veya bir ödülü 'vermek' (ödüllendirmek) anlamındadır.
Hafıza İpuçları
İngilizce'deki 'forgive' (affetmek) kelimesini düşünün. Almanca `ver-` ön eki, bu bağlamda İngilizce 'for-' ile benzer bir işlev görür.