Verb

verletzen

yaralamak, ihlal etmek, incitmek

Er hat sich am Bein verletzt.

Bacağını yaraladı.

Das verletzt meine Gefühle.

Bu benim duygularımı incitiyor.

Sie haben das Gesetz verletzt.

Yasayı ihlal ettiler.

sich⁴ ((an+3)) verletzen (bir yerini) yaralamak Kolunu yaraladı.

j-n verletzen (birini) incitmek Sözlerin beni incitti.

et4 verletzen ...yı ihlal etmek Bu, kuralları ihlal ediyor.

Eş anlamlılar: verwunden (ağır yaralamak), schaden (zarar vermek), kränken (incitmek); Zıt anlamlılar: heilen (iyileştirmek), schützen (korumak)

'ver-' öneki (genellikle olumsuz veya zarar verici bir anlamda) + eski Almanca 'letzen' (zarar vermek) kelimesi.

'ver-' öneki genellikle olumsuz bir sonuç belirtir. Bir şeyi 'bütün' durumundan 'bozuk' durumuna 'ver'-mek (değiştirmek) gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.