vor|halten
Çeviri
önüne tutmak, yüzüne vurmak, yetmek, dayanmak
Örnekler
Er hielt mir einen Spiegel vor.
Bana bir ayna tuttu.
Sie hat ihm seine Fehler vorgehalten.
Hatalarını yüzüne vurdu.
Der Vorrat wird nicht lange vorhalten.
Stok uzun süre yetmeyecek.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((et4)) vorhalten (birine bir şeyi) yüzüne vurmak Yalanlarını yüzüne vurdu.
((lange)) vorhalten (uzun süre) yetmek/dayanmak Bataryanın uzun süre dayanması gerekiyor.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
`vor-` (ön) öneki ve `halten` (tutmak) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'önde tutmak'.
Hafıza İpuçları
Birinin 'önünde' (`vor`) bir şeyi 'tuttuğunuzu' (`halten`) hayal edin. Bu, ayna gibi fiziksel bir nesne veya bir hata gibi mecazi bir şey olabilir.