Verb

verschleppen

geciktirmek, sürüncemede bırakmak, kaçırmak (insan), yaymak (hastalık)

Er hat die Arbeit absichtlich verschleppt.

İşi kasten geciktirdi.

Die Krankheit wurde in die Stadt verschleppt.

Hastalık şehre yayıldı.

Die Entführer verschleppten die Geisel.

Fidyeciler rehineyi kaçırdı.

((et4)) verschleppen bir şeyi geciktirmek İşi kasten geciktirdi.

((j-n)) verschleppen birini kaçırmak Fidyeciler rehineyi kaçırdı.

verzögern (geciktirmek), entführen (kaçırmak)

'ver-' öneki (yanlış veya uzaklaşma anlamı katar) + 'schleppen' (sürüklemek). Yani 'sürükleyerek götürmek' (kaçırmak) veya 'sürükleyerek uzatmak' (geciktirmek).

Bir işi 'sürükleyerek' (schleppen) uzattığınızı veya birini zorla 'sürükleyerek' götürdüğünüzü hayal edin. 'ver-' öneki olumsuz bir anlam katar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.