Verb

auf|lösen

çözmek, eritmek, feshetmek, dağıtmak

Der Zucker löst sich im Wasser auf.

Şeker suda çözünür.

Die Polizei löste die Demonstration auf.

Polis gösteriyi dağıttı.

Wir müssen den Vertrag auflösen.

Sözleşmeyi feshetmek zorundayız.

Kannst du das Rätsel auflösen?

Bu bilmeceyi çözebilir misin?

((sich)) ((in+3)) içinde çözünmek Tablet suda çözünür.

((et4)) bir şeyi dağıtmak/feshetmek Toplantıyı dağıttılar.

((et4)) bir şeyi iptal etmek/feshetmek Hesabımı kapatmak istiyorum.

((et4)) bir şeyi çözmek Bu gizemi çözebilir misin?

Eşanlamlılar: zergehen (erimek), beenden (bitirmek), klären (açıklığa kavuşturmak)

'auf' (tamamen) ve 'lösen' (gevşetmek, çözmek) kelimelerinden oluşur. 'auf-' öneki eylemi yoğunlaştırır, 'tamamen gevşetmek' anlamına gelir; bu, katıların çözünmesi, grupların dağılması veya sorunların çözülmesi için geçerlidir.

Bir şeyin tamamen ayrılana veya 'yukarı' ('auf') çıkana kadar 'gevşetildiğini' ('lösen') düşünün. Bu imge, şekerin çözünmesi, bir kalabalığın dağılması veya bir sorunun çözülmesi için işe yarar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.