Verb

auf|ziehen

yetiştirmek, kurmak (saat), takılmak, çıkmak (fırtına)

Sie hat ihre Kinder allein aufgezogen.

Çocuklarını tek başına yetiştirdi.

Ich muss die alte Uhr aufziehen.

Eski saati kurmam gerekiyor.

Die Freunde ziehen sich gegenseitig auf.

Arkadaşlar birbirlerine takılıyor.

Ein Sturm zieht auf.

Bir fırtına çıkıyor.

((j-n)) ((aufziehen)) (birini) yetiştirmek Sie hat ihre Kinder allein aufgezogen.

((et4)) ((aufziehen)) (bir şeyi) kurmak Ich muss die alte Uhr aufziehen.

((j-n)) ((aufziehen)) (biriyle) dalga geçmek Hör auf, mich aufzuziehen!

Eş anlamlılar: erziehen, großziehen (yetiştirmek), spannen (kurmak), necken (takılmak)

'auf' (yukarı) ve 'ziehen' (çekmek) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'yukarı çekmek', bir çocuğu 'yetiştirmek', bir saati 'kurmak' veya bir fırtınanın 'çıkması' gibi anlamlara gelir.

Bir bitkiyi büyütmek için 'yukarı çektiğinizi' hayal edin, tıpkı bir çocuk yetiştirmek gibi. Veya bir saatin kurma kolunu 'yukarı çektiğinizi'. Temel fikir 'yukarıya doğru çekmektir'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.