Verb

verhängen

uygulamak, vermek (ceza), örtmek

Der Richter wird eine Strafe verhängen.

Hakim bir ceza verecek.

Sie verhängte die Fenster mit Vorhängen.

Pencereleri perdelerle kapattı.

Der Ausnahmezustand wurde über die Stadt verhängt.

Şehirde olağanüstü hal ilan edildi.

((et4)) ((über+4)) birine/bir şeye bir şey uygulamak Şehre sokağa çıkma yasağı konuldu.

((et4)) bir şey uygulamak Hakim ağır bir para cezası verdi.

((et4)) ((mit+3)) bir şeyi bir şeyle örtmek Aynayı bir bezle örttü.

Eş anlamlılar: auferlegen, anordnen (uygulamak); bedecken, zuhängen (örtmek)

'ver-' öneki + 'hängen' (asmak). Kelimenin tam anlamı 'üzerine asmak'. Bu, bir şeyi örtmek veya birine (ceza gibi) bir şey yüklemek anlamına gelebilir.

Bir hakimin bir sanığın başına bir ceza 'astığını' veya bir pencereyi örtmek için perdeleri (Vorhänge) 'astığını' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.