Verb

ein|greifen

müdahale etmek, araya girmek, karışmak

Die Polizei musste eingreifen.

Polis müdahale etmek zorunda kaldı.

Er griff in die Diskussion ein.

Tartışmaya müdahale etti.

Greif nicht in die laufende Maschine ein!

Çalışan makineye elini sokma!

((bir şeye)) müdahale etmek Hükümet ekonomiye müdahale etti.

Eş anlamlılar: intervenieren, sich einmischen; Zıt anlamlılar: zulassen (izin vermek), zusehen (seyirci kalmak)

'içeri' anlamına gelen 'ein-' ve 'yakalamak, tutmak' anlamına gelen 'greifen' kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'içine el atmak'tır ve bu 'müdahale etmek' anlamına evrilmiştir.

Bir duruma kontrolü ele almak için 'el atmak' (eingreifen) hayal edin, bu 'müdahale etmek' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.