Verb

bescheren

hediye etmek, bahşetmek, sebep olmak

Er hat uns einen schönen Abend beschert.

Bize güzel bir akşam yaşattı.

Das Schicksal hat ihm Glück beschert.

Kader ona şans bahşetti.

Das hat uns eine schöne Bescherung beschert!

Bu başımıza güzel bir iş açtı!

((j-m))'e ((et4))'ı bahşetmek birine bir şeyi bahşetmek Kader ona şans bahşetti.

schenken (hediye etmek), geben (vermek), gewähren (bahşetmek)

'be-' (ön ek) + 'scheren' (eski dilde 'paylaştırmak, tahsis etmek') kelimelerinden oluşur. İngilizce 'share' kelimesiyle ilişkilidir.

Noel'de hediyeleşme ('die Bescherung') ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. Noel Baba'nın hediyeleri 'paylaştırdığını' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.