"be" ile başlayan kelimeler
164 kelime
be
olmak
verb
beach
plaj
noun
beachfront
sahil şeridi
noun
beachhead
köprübaşı
noun
beacon
fener
noun
beadwork
boncuk işi
noun
beagle
bigıl
noun
beak
gaga
noun
beaker
beher
noun
beam
ışın
noun
bean
fasulye
noun
beans
fasulye
noun
bear
ayı
noun
bearable
katlanılabilir
adjective
beard
sakal
noun
bearer
taşıyıcı
noun
bearing
tavır
noun
bearings
rulmanlar
noun
bears
taşımak
verb
beast
canavar
noun
beat
vurmak
verb
beaten
yenilmiş
adjective
beating
dayak
noun
beatnik
beatnik
noun
beats
ritimler
noun
beautician
güzellik uzmanı
noun
beautification
güzelleştirme
noun
beautiful
güzel
adjective
beautifully
güzelce
adverb
beautify
güzelleştirmek
verb
beauty
güzellik
noun
beaver
kunduz
noun
became
oldu
verb
because
çünkü
conjunction
beckon
işaretle çağırmak
verb
become
olmak
verb
becomes
olmak
verb
becoming
yakışan
adjective
bed
yatak
noun
bedchamber
yatak odası
noun
bedding
yatak takımı
noun
bedlam
kargaşa
noun
bedpost
yatak direği
noun
bedrock
ana kaya
noun
bedroom
yatak odası
noun
beds
yataklar
noun
bedsheet
çarşaf
noun
bedside
yatak başı
noun
bedspread
yatak örtüsü
noun
bedtime
yatma vakti
noun
bee
arı
noun
beech
kayın ağacı
noun
beef
sığır eti
noun
beefsteak
biftek
noun
beehive
arı kovanı
noun
beekeeper
arıcı
noun
beeline
en kısa yol
noun
been
olmuş
verb
beep
bip sesi çıkarmak
verb
beeping
bipleyen
adjective
beeps
bip sesleri
noun
beer
bira
noun
beers
biralar
noun
bees
arılar
noun
beeswax
balmumu
noun
beet
pancar
noun
beetle
böcek
noun
befitting
uygun
adjective
before
-den önce
preposition, adverb, conjunction
befriend
arkadaş olmak
verb
beg
yalvarmak
verb
began
başladı
verb
beggar
dilenci
noun
begged
yalvarmak
verb
begging
dilencilik
noun
begin
başlamak
verb
beginner
yeni başlayan
noun
beginning
başlangıç
noun
begrudge
kıskanmak
verb
beguile
kandırmak
verb
begun
başlamış
verb
behalf
adına
noun
behave
davranmak
verb
behavior
davranış
noun
behavioral
davranışsal
adjective
behaviorism
davranışçılık
noun
behaviors
davranışlar
noun
behemoth
dev
noun
behind
arkasında
preposition
behold
görmek
verb
beholder
izleyici
noun
being
varlık
noun
beings
varlıklar
noun
belated
gecikmiş
adjective
belie
yalanlamak
verb
belief
inanç
noun
believable
inanılır
adjective
believe
inanmak
verb
believed
inanmak
verb
believes
inanmak
verb
believing
inanmak
verb
belittle
küçümsemek
verb
bell
çan
noun
bellboy
belboy
noun
bellhop
belboy
noun
bellicose
kavgacı
adjective
belligerent
savaşan
adjective
bellow
böğürmek
verb
bells
çanlar
noun
belly
karın
noun
belong
ait olmak
verb
belonged
aitti
verb
belonging
ait olan
verb
belongings
eşyalar
noun
belongs
ait olmak
verb
beloved
sevgili
adjective
below
altında
preposition
belt
kemer
noun
bemoan
yakınmak
verb
bench
bank
noun
benchmark
referans noktası
noun
bend
eğmek
verb
beneath
altında
preposition
benefactor
hayırsever
noun
benefactress
hayırsever kadın
noun
beneficial
faydalı
adjective
beneficiary
lehtar
noun
benefit
fayda
noun
benefits
sosyal haklar
noun
benevolence
hayırseverlik
noun
benevolent
hayırsever
adjective
benign
iyi huylu
adjective
bent
eğri
adjective
bequeath
miras bırakmak
verb
berate
azarlamak
verb
bereave
yoksun bırakmak
verb
bereaved
yaslı
adjective
bereavement
yas
noun
beret
bere
noun
berry
yemiş
noun
berserk
çılgın
adjective
berth
kamara
noun
beseech
yalvarmak
verb
beside
yanında
preposition
besides
ayrıca
adverb
besiege
kuşatmak
verb
best
en iyi
adjective
bestow
bahşetmek
verb
bestseller
çok satan kitap
noun
bet
bahse girmek
verb
betray
ihanet etmek
verb
betrayal
ihanet
noun
betrayed
ihanete uğramış
adjective
betrothal
nişanlanma
noun
bets
bahisler
noun
better
daha iyi
adjective
between
arasında
preposition
beverage
içecek
noun
beware
sakınmak
verb
bewilder
şaşırtmak
verb
bewildered
şaşkın
adjective
bewildering
şaşırtıcı
adjective
bewilderment
şaşkınlık
noun
beyond
ötesinde
preposition